Süte Düsmüs Bukalemun
'Yürümeyi ögrettigin kisi ilk adımda terk eder seni...''
tuna bayram ekiz
'Yürümeyi ögrettigin kisi ilk adımda terk eder seni...''
tuna bayram ekiz
sinir sistemi en gelişmiş canlılarız doğal olarak en çok acıyı hisseden varlıklarız.
insanların neden bir kuş olmak istediklerini anlamakta güclük cekerdim.
Uçmak için derlerdi cünkü sebebine.
Ben uçmak için kuş olmak istemezdim acıları daha az hissedecek sinir sistemine sahip olmak icin isterdim.
Ama neden?
çünkü mutlululuk acının yoksunlugu demek benim icin.
Acıdan az etkilenen bir sistemden baska ne bunu saglayabilir ki?
Ha uçmaya gelince insansan daha yükseklerde uçabilirsin yeter ki hayalet.
Hiç bir zaman kendinden fazla kimseyi düşünme ve değer verme etrafında ki herkesi sahiplenme dürtüsünden vazgeç ve onlar senin her şeyinmiş gibi düşünme ,emin ol hiç biri senin gibi düşünmeyecek.tek başına kalmaya ve aldırışsızlıga alış. 4 duvar arasında yalnız başına olmakdan keyif almaya çalış nitekim topluluk içerisinde aptallara olan tahamülsüzlügün ve evereste tırmanan sinir katsayının artmasını seyrekleştir.
Aşık olma henüz olmadığın gibi devam et.Olmaya çalışma bunun çalışarak olmayan şeylerden biri olduğunu kavra.
Çalışıp yaptıkdan sonra başarısız olduğunda ki moral bozuklugunu yaşamamak için bol bol boş işlere vakit ayır.
Hayal kur ama sadece öznesi sen olan hayaller kur.
”Yalnızlık ” kavramına ayık ol. Yaşa tıpkı eski zamanlarda ki gibi.
Mutluluğu hedef edinme ”mutlu bir hayatın olmadığını sadece mutlu anların olduğunu” çok iyi biliyorsun hayat felsefen bölümünde bir tik daha üste kaydırarak öncelik pramidinde zirveye taşı.
Seninle olduğu için değil gidecegin yer için ya da yalnız olduğu için gelecek kişilerle biyerlere gitme.
Gece gezmelerine son ver.
Eğlence kısmının dozunu ayarla.
Spontane yaşama.
üzülme bunun için gerekirse fazlasıyla üz.
Adalet’e inanacak kadar ahmak olma eger ki gaflete düşüp inanırsan intihar et.
bildiğini oku
dünyanın anasını satacakmış gibi kafana buyruk ol.
snob ol.
sevilme.
sevilmek için çaba harcama.
hesabı ben öderim yavşaklığına kapılmaktan vazgeç.
fazla kurcalama mikrop kapar.
çiz çiz çiz.
oku oku oku.
istediğin bir şeyin peşinden git ama zorlama.
mutsuzluk anlıktır duygular anlık bunun bilincinde ol.
Duygular sabit değildir o yüzden karakterli bi piçi oynamaktan vazgeç neysem oyum de.
film izle.
dizi izle.
müzik dinle.
insan okuma üzerine doktora tezi hazırla.
arada yaz.
iftiraya karşı sert ol.
affediyormuş gibi yap ama unutma.
ben böyle bir dünyada yaşayamam lan dediğin anda uzatma git silahı al kafandan vur.
böyle mutluluk yok deme bir göz değmesi mutluluguna gölge düşürür aldanma.
mutlu anların birer hayal mutsuz anların birer gercek oldugu gercegini unutma.
seviş.
öp.
öp.
dokun.
ama seçici geçirgenlik katsayını evereste çıkar.
boş olma.
boş konuşma.
hı yok boş konuşmak bir ihtiyac diyorsan hele biraz ileri git de orda gider ihtiyacını.
olgun ol geniş olma.
çizgini koru cool ol.
az konuş çok oku.
az söyle çok anlat.
az izle çok bak.
her ne olursa olsun acıt actılma.
her ne olursa olsun sev kendini.
her ne olursa olsun kal kendinle baş başa.
görürsün beğenirsin bakarsın sorarsın cok samimi olmadıgın birine ”sevgilisi var be” der. Derler demesine de gözlerinin icine bakmaya devam etmez mi sonra da gözlerini kaçırmaz mı hiç bakmıyormuş gibi yapmazmı hani birde tesadüf o ya aynı yerde bulunursun sanki inadına ‘sözde sevdicegine’ daha sıkı sarılmaya çalışır.Sonra sana bi cümle kurması gerekirken sesi titrer yanına yaklastıgında elleri titrer. Peki bu nedir? dedirtir insana…
hüzünlü bir hikayenin iki günü bu sadece.
ByEkizz /2009’un Kasım ayından notlar
mesela bakış açısı denen şeyin aslında tamamen gözle alakalı olduğunu sanırdım ama tamamen beynin ürünü olduğunu geç farkettim.
Cok salakca evet ama aslında her seyin beyinle alakalı olduğu gerçeğini de geç farkettim.
”kalp” denilen şeyin kan pompalamaktan başka hiç bir işe yaramadığını da hemen hemen aynı yaşlarımda kavrayıp şiddetli tartışmalara girdim aynı dönemde.
Bu ve benzeri bir çok sacma seye sanırım 15li yaşlarımda tam anlamıyla vakıf oldu beynim ama big bang’den bu yana herşeyin birbirinden uzaklaştığını kavramam biraz zaman aldı tıpkı biz gibi kimden ve neden uzaklastıgımız konusunda da hala bir fikrim yok ama 15 yasımda ki ”tuna bayram ekiz” ile oturup iki kahve içsem konusmalarımızın bu konular üzerinden devam edecegini ”var ve yok” diye tabir ettiğim bir baska konuyla devam edeceginden şüphem yok ancak ona cok güzel bir tavsiyede bulunurdum sadece bir tavsiye o da ”aldırmamayı öğren nitekim mutluluk amaç olamaz çünkü mutlu bir hayat yok sadece mutlu anlar var” derdim gülüp geçerdim.
Bir başka bir konu da ”farkındalık”.
Her şeyin farkında olmak için übermensch olmak gerek sanırım tabi ki benim gibi bir fani için bu olanaksız ancak farkındalık üretmek ve farkında olmak benim en iyi yaptığım işlerden biri tıpkı anında tepki vermek ve her şeyi berbat etmek gibi.
Cok az pişmanlık duyarım ve pişmanlıklarımın yüzde 89 u anında verdiğim yada anında veremediğim tepkilerden kaynaklıdır.
Farkında olmak varolmak demekse eger ben varım demek icin farkında oluyorum cogu zaman.
Kendi potansiyelimin ve bilincimin farkında olmanın ne demek olduğunu da hemen hemen aynı yaşlarda kavramıştım ve hala aynı düsüncede olduğum nadir konulardan biridir.
İnsan inanılmaz şekilde değişebiliyor her anlamda karakter olarakta şekil ve neye benzediği konusunda da.
Bir şey değişmedi bu arada bende kafama koyduğumu kesinlikle yaparım bu benim en sevdiğim özelliğim asıl en sevdiğim özelliğim ise bunu herkese öyle yada böyle kabul ettirebilmem.
Ben ben ben bu blogda benle ilgili değil mi zaten?…
Tuna Bayram Ekiz / 15 yasımdan bugüne 3
her sene Ağustos ayının 2. haftasını Ulusal
Kitap Haftası olarak kabul ediyoruz.
Ulusal Kitap Haftası’nda Yapılacaklar:
1- En yakınındaki kitabı al. 56. sayfaya git ve 5. cümleyi Facebook veya Twitter profilinde paylaş. Kitabın ismini verme.
2- En sevdiğin kitap veya yazar ismini veya her ikisini birden #ulusalkitaphaftasi etiketi ile Twitter üzerinden paylaş.
3- Beğendiğin bir kitap kapağını Facebook veya Twitter üzerinde profil fotoğrafı yap.
4- Bu hafta hayatında senin için en değerli olduğunu düşündüğün dostuna beğendiğin bir kitabı hediye et.
Yeni fikirler geldikçe eklenecektir :)
Twitter üzerinden #ulusalkitaphaftasi etiketini kullanıyoruz.
Twitter Paylaşımları: http://twitter.com/#!/search/ulusalkitaphaftasi
AMAÇ: Bu hafta herkese en az bir kitap okutabilmek ve kitap okumanın önemine dikkat çekmek.
PROactive team ve Genclik Platformu ortaklıgı!
ölüyorum sandım.
neden bilmiyorum ama zaman zaman olur oyle bende ölüyorum sanırım ”bye bye” derim içimden gözümü kapatıp derin bi nefes alırım ama ölmeden dönerim geri hayata…
Sıkılmak denen sey insanı tuhaf durumlara ve dusuncelere itiyor ne yazık ki..
Sürekli beynini mesgul etmediğin müddetce sorun istiyorsun beynini uyusturmak icin…
iç çekmeye bayılırım.
sıkıldıgımda bunu yapmam kacınılmazdır.
ha bir de ”mutluluktan gına geldi!” yi yazıyorum şu ara çaktırmadan…
ilk kez degil ama çok bildiğimi düşünüyorum bazen…
bu defa ne yazcagımı bilmeden alıyorum pc’yi elime..
ilişkiler üzerine mi aşk üzerine mi hayat mutluluk üzerine mi edebiyat üzerine mi yazsam yoksa kendim üzerine mi yazsam bilmiyorum…
“Her kadından bir parca seven erkek hic bir zaman parçaları toplayıp hayatının kadınını tamamlayamaz….” demiştim bir ara…
Hala o modda oldugumu soyleyebilirim..
her kadından bir parca seviyorum ve hic bir zaman parcaları toplayıp hayatımın kadınını tamamlayamıyorum…
kaybedenler kulübünü izledim bugun ”yalnızlık” olgusu üzerine gitmişler biraz ve insanların kendilerine benzer kişiler bulduklarında nasıl da tutkulu sevdiklerinin bir örnegini vermiş ve de yalnızlıgın kötü bişey oldugunu ve can sıkıcı oldugu mesajını da vermiş ve ilk ”parti” planlarında barın tıklım tıklım dolmasının nedeni de yalnız kaldıklarında kendilerinin nekadar sıkıcı insan olduklarını anlayan ve bundan kaçan kişilerin dolustugu bir berbat kadıkoy barlarından birine kendilerine benzeyenlerin yanına attıklarını da gösteriyor…
kişi yalnız kalmaktan korkar evet cunku ona ogle ogretilmiştir korkar evet cünkü hayatta tanıdıgı en sıkıcı insan kendisidir…
Yalnızlık ”Allaha mahsustur” lafıyla zaten insanın yalnız kalmasının kötü bişey oldugu imajı var kafamızda…
her neyse sadece yazmıs olmak ve tumblr’a uzun zmandır ekmedigim cümleleri ekmek sulamadıgım topraklarını sulamak icin yazdım…
kafamı toparlar daha fazla yalnız kalmayı başarırsam daha cok mahsul ekebilirim sanırım…